Aswan’dan Luksor’a transferimizi Nil boyunca Kom Ombo ve Edfu Tapınaklarını gezecek şekilde organize ettik. Sabah erkenden şoförümüz bizi otelimizden aldı ve her tapınakta bizi yerel bir rehber karşıladı.

Yol boyunca en çok dikkatimi çeken şeylerden biri her kasabada, yol kenarındaki duraklarda gördüğümüz, genelde 3-4 adet, amforayı andıran testilerdeki içme suları oldu. Bir çeşit sebil gibiydiler. Diğeri de ulaşım aracı olarak kullanılan ve yük taşıyan eşekler. Genelde beyaz renkliydiler ve çok güzellerdi.
Kom Ombo Tapınağı
ilk durağımız olan Kom Ombo tapınağının büyük bir kısmı yıkıldığı için diğer tapınakların yanında çok sönük kalmış.



Tapınak timsah başlık Sobek tanrısına adanmış. O yüzden her yerde timsah figürleri ve mumyaları vardı.

Edfu Tapınağı

Edfu, hem ana yapısı hem de dış duvarlarıyla sapa sağlam ayakta duran görkemli bir Tapınaktı. Sabahın erken saatlerinde vardığımız için ilk yarım saat neredeyse yalnız başımıza gezdik. Sessizlik ve Tapınağın o mistik atmosferinde sanki binlerce yıl öncesine gittik.






Ayakta kalan bir çok tapınak gibi Edfu da uzun yıllar kuma gömülü kalmış. Sadece ilk üç metresi açıkta kalmış ve bu kısmı insanlar barınmak için kullanmış. O nedenle tavanlar isten simsiyah olmuştu.

Sabah yola çok erken çıktığımız için öğleden sonra Luksor’a vardığımızda yemek yiyip, dinlenip gün batımında iki saat Luksor Tapınağını gezecek vaktimiz bile kaldı.