Luksor Tapınağı
Otelimiz Batı Yakasında, Luksor Tapınağı’nın hemen karşısındaydı. Terasta şu manzaraya karşı geç bir öğlen yemeği yedikten sonra biraz dinlenip hemen yürüyerek keşfe çıktık.

Hava aydınlıkken ilk önce Sfenksli yola (Avenue of Sphinxes) bir baktık. Karnak Tapınağına kadar 2,7 km uzanan bu yolun tamamını yürümek gibi bir iddiamız olmadı. Zaten en iyi korunmuş sfenksler bu taraftaymış.





Luksor tapınağını sadece bir kişinin yaptırdığı bir eser değilmiş. Bugünkü haline ulaşması yüzlerce yıl sürmüş ve bir çok Firavun yeni bölümler eklemiş. Ekledikçe de yaptıklarını belgelemek için her yere kendi imzalarını (Kartuş) kazıtmış. Abu Simbel’deki rehberimiz anlatmıştı: Ramses II o kadar egolu bir adammış ki, Luksor’daki sütunlarda hep onun Kartuşlarını göreceksiniz. Çünkü kendinden öncekileri sildirmiş ve kendi Kartuşlarını o kadar derin kazdırmış ki ondan sonra gelen Firavunlar silemesinler.



İlk geldiğimizde de biraz kalabalıktı ama güneş batarken insanlar akın akın gelmeye başlayınca çok oyalanmadan, bir kaç resim daha çekip otelimize geri döndük. Ama kesinlikle hem gündüz hem de gece aydınlatılmış halini görmek lazım.

Karnak Tapınağı
Karnak devasa bir Tapınaklar kompleksi.

Giriş yapısı pek sağlam kalmadığı için ilk başta çok etkilemiyor ama biraz ileride 134 kolondan oluşan Hipostil Salonuna geldiğinizde her şey değişiyor. Resimlerden ne kadar heybetli oldukları pek anlaşılmıyor ama çapları üç metre!



Dev sütunlar kadar beni heyecanlandıran diğer şey de rehberimize göre tarihteki ilk Excel tabloları oldu 😅



Diğer üç tapınak Batı Yakasında olduğu için Krallar Vadisine gittiğimiz gün gittik.
Medinet Habu Tapınağı
Adını daha önce hiç duymamış olmama rağmen, en beğendiklerim arasına giren bir tapınak oldu.






Hatshepsut Tapınağı

Ramesseum


Nil’de gün batımı Felucca Seyri
Aswan’da tadı damağımızda kalan Nil seyrine burada tekrar çıktık. Muhteşem bir gün batımına şahit olduk. Yine çay ikramı vardı tabi ki.




